Haberler

KEMİK ERİMESİ (OSTEOPOROZ)


“Kemik Erimesi” olarak da bilinen Osteoporoz; kemiklerin içindeki kalsiyum gibi minarellerin kaybolarak zayıflaması ve güçsüz bir yapı haline gelmesi durumundur. Kemik tıpkı arı peteğine benzer bir yapıya sahiptir ve başta kalsiyum olmak üzere birçok minerali depolama özelliğine vardır.

Kocaeli Üniversitesi İç Hastalıkları ve Endokrinoloji ve Metabolizma Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği Osteoporoz ve Metabolik Kemik Hastalıkları Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Zeynep Cantürk bugün(21.10.2019) Gizem Uçar ve Mustafa Gökhan İncekol’un sunduğu “Güne Bakış” programına konuk oldu. 20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü hakkında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Cantürk, “Uluslararası Osteoporoz Federasyonu tarafından bu hastalığa dikkat çekmek amacıyla kutlanmaya başlandığını” söyledi.

“Osteoporoz Bir Kader Değildir”

Osteoporoz hastalığının bir kader olmadığını ve önlenebilir bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Cantürk, kemik erimesinin kaynaklanan sebeplerinden bahsederek, “Gençlik çağlarında yeterince egzersiz yapılmaması ve son olarak genetik faktörlerin de etkisi vardır. Bu nedenle kemik erimesi gelişmektedir. Genetik faktörler, kötü beslenme, hareketsizlik nedeniyle oluşmaktadır. Özellikle ergenlik çağında beslenme ve egzersiz çok önemli, çünkü bu dönemdeki bireyin kemik kazanımı önemlidir. Bu kemik kazanımının ergenliğe kadar olduğunu düşünüyorduk fakat son yıllarda yapılan çalışmalar göstermektedir ki otuz yaşına kadar kemik kazanımının, kemik yapımının sürdüğü saptanmıştır. Otuzlu yaşlarına kadar gençlerimiz yeterli egzersiz ve kalsiyum ihtiyacını karşılarsa osteoporoz yani kemik erimesi sıklığı azaltılabilir .” ifadelerini kullandı.

“Bol Kalsiyum İçeren Ürünler Tüketin”

Kemik erimesine yakalanmamak için ne tür besinler tüketilmesi hakkında bilgilendirmelerde bulunan Prof. Dr. Zeynep Cantürk, “Bol kalsiyum içeren besinler ve yeterli protein tüketimi bu konuda çok önemlidir. Proteinli besinlere örnek verecek olursak yoğurt, kefir, damak zevkinize göre süt ürünleri peynir, lor, kaşar gibi besinlerde tüketilebilir. Bir bireyin bu besinlerden günde en az iki porsiyon tüketmesi gerekmektedir. Büyüme çağında ve menopoz sonrası dönemde bu ihtiyaç daha da artmaktadır. Bir bardak süt bir porsiyona tekabül eder, bir kâse yoğurt ya da iki dilim kaşar peyniri aynı şekildedir. İşte bunlardan tamamen sağlıklı bir erişkinin bir porsiyon tüketmesi gerekmektedir. Yetişme çağındaki bireyin en az üç porsiyon tüketmesi çok önemlidir.” diye konuştu.

“Sinsice Yaklaşan Bir Hastalık”

Kocaeli Üniversitesi İç Hastalıkları ve Endokrinoloji ve Metabolizma Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği Osteoporoz ve Metabolik Kemik Hastalıkları Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Zeynep Cantürk, kemik erimesi hastalığının belirtilerinden bahsederek konuşmasını şöyle sonlandırdı:

“Kemik erimesinin belirtilerinden bazıları kamburlaşma, karnın bombeleşmesi, iç organların buna bağlı olarak baskıya uğraması çok sık olarak görülen belirtilerdir. Osteoporoz’un teşhisine gelirsek her risk faktörlerini taşıyan bireyleri taramamız gerekmektedir. Nükleer tıpta kullanılan “Dexa” dediğimiz yöntemle altın oranla yani büyük bir ihtimalle teşhis koyulmaktadır. Bu yöntem ile kemik erimesinin hangi bölgede olduğunu gösteren bir inceleme yapabilmekteyiz. Tanı koyma konusunda da en önemlisi bu taramadır.”

Haber: Mustafa Can Gözün (Radyo K.İ.)



Demo Settings
Header Colors
Navigation Colors
Footer Colors