Haberler

Rektörlüğümüzden “Sözde Barış Bildirisi” ne Yönelik Açıklama


Anayasa Mahkemesinin kararıyla birlikte ülkemiz gündemine yeniden gelen “sözde barış bildirisi” hem imzalandığı tarihte, hem de günümüzde hükümsüz bir metin niteliğini taşımaktadır. Uzun yıllardır teröre ve terör örgütlerine karşı kahramanca mücadele sürdüren güvenlik güçlerimizin emeklerini ve devletimizin bekası için süren mücadeleyi hiçe sayıp görmezden gelerek hatta bu mücadeleyi eleştirerek safını belli eden bu metin sözde bir manifestodan başka bir şey olarak değerlendirilemez.

Düşünce özgürlüğü, insan hakları ve demokrasiye sahip çıkmak adı altında, üniversitelerin misyonunu, terör örgütlerinin propaganda aracına çevirerek devletimizin giriştiği mücadeleyi dünya kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırmaya çalışan bu bildiri; yalnızca teröre destek verenlerin hakkı varmış gibi davranmakta, hizmetlere erişmekte güçlük çeken vatandaşlarımızı, canlarını siper eden güvenlik güçlerimizi hiçe saymaktadır.

Bölgede başarıyla yürütülerek sivil halka huzur getirmeye çalışan operasyonları “kıyım, sürgün politikası, katliam” olarak tanımlayan bu bildiri ve destekçileri çok büyük bir gaflet içerisinde hareket ederek milletimizin ferasetini göz ardı etmişlerdir. Halka rağmen, halka karşı bir anlayışla düzenlenen bu bildirinin kamuoyu nezdinde itibar görmeyerek destek bulmadığı açık bir şekilde görülmektedir.

Çeşitli itham ve suçlamalarla, “devleti terör uygulamakla” eleştiren bu sözde manifesto, yalnızca Türk Milletinin sinesinde büyük bir yere sahip şehitlerimizin hatıralarına ve gazilerimizin emeklerine değil tüm milletimizin vicdanına yaralayıcı bir darbe vurmuştur. Devletimiz, coğrafyası, bölgesi ve sınırları içerisinde tek meşru güç kaynağı olup, herhangi bir terör örgütü, oluşum ve/veya destekçiyle mukayese edilemez, aynı şartlarda tartışılamaz ve egemenliği sorgulanamaz. Devletimizin kendi ulusal egemenlik sınırları içerisinde yapmış olduğu bir müdahaleyi, uluslararası arenada karalama gayreti, milletimizin bölünmez bütünlüğünü ve devletimizin gücünü tehlikeye atmaya yönelik büyük bir hatadır.

Kocaeli Üniversitesi olarak insan haklarını temin ve tesis, düşünce özgürlüğünün korunması ve yaşatılması hususunda her zaman kararlılığımızı bildirerek bu konuda yapılan atılımların destekçisi olduk. Ancak Türkiye Cumhuriyeti’ nin bağımsızlığına, milletimizin bölünmez bütünlüğüne ve devletimizin tartışılmaz egemenliğine karşı olacak söylem ve davranışların, düşünce özgürlüğü kisvesi altında sunulması kabul edilemez bir uygulamadır. Uzun yıllardır teröre ve terör örgütlerine karşı kararlılıkla mücadelesini sürdürerek milletinin refahı için çaba sarf eden devletimizin kararlı duruşunu, milletimizin bu konudaki ferasetini baltalamaya yönelik eylemler mazur görülemez. Yapılan başarılı operasyonlarla sınır içi ve ötesinde nefes dahi alamaz hale getirilen terör örgütünü ve onların hain destekçilerini meşrulaştırıp devletimizi karalamaya yönelik bir “sözde manifestonun” düşünce özgürlüğü ile uzaktan yakından alakası bulunmamakta, bilakis kamu vicdanını yaralamaktadır.

Bugüne kadar devletinin yanında ve milletinin hizmetinde olan üniversitemiz, bundan sonra da çizgisinden asla kaymayacak, ülkemizin bölünmez bütünlüğüne gölge düşürecek, devletimizi veya milletimizi karalayacak her olayın karşısında olacaktır.

Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur.


Demo Settings
Header Colors
Navigation Colors
Footer Colors